Dubai, dubai'nin zenginleri, dubai'nin zengin çocukları, dubai'nin zengin çocukları'nın paylaşımları fotoğrafları galerimizde
Dubai'nin zengin yaşantısını zengin ailelerin çocukları yaptıkları paylaşımlarla ortaya koyuyor.
Lüks yatlar, özel jetler, paranın su gibi harcandığı alışverişler... varlıklı ailelerin çocukları gösterişli yaşamlarını tüm ayrıntısıyla gözler önüne seriyor. ama tüm bunların içinde öne çıkan bir tane sayfa var ki, onların zenginliği diğerlerinden daha gösterişli: dubai'nin zengin çocukları (rich kids of dubai) adlı sitede özellikle de kadın kullanıcılar para içinde yüzerek geçirdikleri yaşantılarını takipçileriyle paylaşıyor. işte 77 bin takipçisi olan o sayfadaki paylaşımlardan örnekler.
Dubai'nin tarihi
Bir takım taştan yapılmış gereçler bulunmuş olsa da ancak birkaç yerleşim yeri bulunabildiğinden bae’nin erken dönem sakinleri hakkında çok az şey bilinmektedir.
Bölgedeki yerleşim yerinin çoğu doğu ve batı dünyası arasında bir ticaret merkeziydi. mö 7.000 yıllarına ait antik mangrov bataklıklarının kalıntıları, dubai internet kenti yakınlarında yapılan kanalizasyon çalışmaları esnasında bulundu. alan yaklaşık 5.000 yıl önce kıyı şeridinin karaya doğru çekilmesiyle birlikte kentin bugünkü kıyı şeridini oluşturan kumla kaplanmıştı.
İslamiyet öncesi dönemden 3. ve 4. yüzyıllara ait seramikler bulundu. islam’ dan önce bu bölgede yaşayanlar bajir (veya bajar)’ e tapınmaktaydılar. bizans, yunan ve sasani pers imparatorlukları bu dönemde büyük bir güce ulaştılar, sasaniler bölgenin büyük bir kısmını denetimleri altına aldılar.
İşte dubai'nin zengin çocuklarının paylaşımları...
Bölgede islam’ ın yayılmasından sonra doğu islami coğrafyasının ümeyye halifeliği güneydoğu arabistan’ı ele geçirdiler ve sasanileri buradan çıkardılar. el cumeyra bölgesinde dubai müzesi tarafından yapılan kazılarda ümeyyeler dönemine ait bazı eserler bulundu.
Dubai’den bahis bulunan 1095 tarihli ilk kayıt, endülüslü-arap coğrafyacı ebu abdullah el-bekri’ nin coğrafya kitabı’nda yer almaktadır. venedikli inci taciri gaspero balbi, 1580 yılında bölgeyi ziyaret etti ve dubai’den bir inci toplayıcılığı alanı olması yönüyle bahsetti.
1799’dan bu yana, bölgede dubai adı ile bir kasaba bulunduğu bilinmektedir. 19. yüzyılın başlarında bani yas kabilesinden el ebu falasa kabilesi, 1833’e kadar önemli derecede abu dabi’ye bağımlı kalan dubai kasabasını kurdular.
8 ocak 1820′ de dubai şeyhi bölgedeki diğer şeyher ile birlikte denizlerde genel barış antlaşması’ nı imzaladılar. 1853 yılında ingiltere ile denizlerde kalıcı ateşkes antlaşması’nın imzalanmasıyla bölgeye ingilizler tarafından “ateşkes kıyısı” adı verildi.
1833’de beni yas kabilesi el falasi neslinden gelen el maktum hanedanı abu dabi’nin güneybatısında liva vahası’nda bulunan yurtlarını bir kabile içi anlaşmazlık sonrası terk ettiler ve dubai’nin kontrolünü bir direnme olmaksızın ebu falasa kabilesinden aldılar.
Fransa, almanya ve rusya’nın basra körfeziyle artan ilgisine karşı olarak 1892 tarihli bir antlaşma ile dubai ingiltere korumasına girdi. 1800’lü yıllarda kasabayı iki büyük felaket etkiledi. birincisi, 1841’de ortaya çıkan çiçek salgını bur dubai’de ortaya çıktı ve burada yaşayanların doğu yönündeki deyra’ya taşınmasına yol açtı. ardından, 1894’te, deyra’ da başlayan yangın evlerin birçoğunu yok etti.
Bununla birlikte, kasabanın coğrafi alanı dünyanın her yanından tacir ve iş sahiplerini bölgeye çekmeye devam etti. dubai emiri, yabancı tacirleri bölgeye çekmekte kararlı idi ve bu nedenle ticari vergi miktarlarını düşürdü. fars tacirleri doğal olarak karşı kıyılarındaki arap ülkesine yöneldiler ve nihayet dubai’ye yerleştiler. lingah ile bugün dubai koyu’nda halen görülebilen dhov tekneleriyle ticaret yapmaya devam ettiler ve bölgelerine iran’daki bastak bölgesinden geldiklerinden dolayı bastakiya adını verdiler.
Dubai’nin iran’a coğrafi yakınlığı onu önemli bir ticari bölge yaptı. dubai kasabası, yabancı tacirler için özellikle de iran’lılar için önemli bir liman oldu, nihayet bunlardan birçoğu kasabaya yerleştiler. 20. yüzyılın başlarında dubai önemli ve işlek bir limana sahipti.
Dubai 1930’lara kadar inci ihracatı ile tanındı; inci ticareti birinci dünya savaşıyla ve takip eden 1930 ekonomik kriziyle birlikte onarılmaz bir hasar aldı. inci ticareti sektörünün çökmesiyle dubai derin bir ekonomik krize girdi ve ortaya çıkan açlık sonucu birçok sakin basra körfezi’nin diğer bölgelerine göç ettiler.
2 aralık 1971’de dubai, ingiltere’nin himayesinin ardından diğer emirliklerle birlikte birleşik arap emirlikleri’ni oluşturdular. 1973′ te, dubai diğer emirliklerle birlikte ortak para birimi olarak belirlenen bae dirhemi para birimini kabul etti. katar ve bahreyn bağımsız devletler olarak kalmayı tercih ettiler. 1973’te, katar ortak para biriminden ayrıldı ve bae dirhemi emirliklerde piyasaya sürüldü.
1970’ler boyunca, petrol ve ticaretten elde ettiği gelirler ile büyümeye başladı ve aynı zamanlarda lübnan savaşı nedeniyle ülkeye gelenlerin oluşturduğu bir göçmen akını yaşadı. cebel ali limanı 1979’da kuruldu. yabancı şirketlere sınırsız ithalat ve ihracat olanakları sunan cebel ali gümrüksüz bölgesi (jafza) liman etrafında 1985 yılında oluşturuldu.
1990 körfez savaşı kent üzerinde olumsuz etki oluşturdu. sermaye yatırımcıları paralarını geri aldılar ve tacirler ticaretten çekildiler ama sonuç olarak kent değişen politik iklimle uyuşarak gelişimini geri kazandı. 1990’ların sonunda, ilk önce kuveyt körfez savaşı esnasında, ardından bahreyn şia karışıklıkları esnasında işlerini dubai’ye naklettiler.
Dubai, körfez savaşında ve2003 ırak’ ın işgalinde müttefiklere cebel ali gümrüksüz bölgesinde yakıt ikmal üsleri tedarik etti. ırak savaşı’nın ardından yüksek miktarda artan petrol fiyatları dubai emirliğini ticaret ve turizme odaklanmaya devam etmesine sevk etti.