Rusya'dan Suriyeli Kürtlere Özerklik Açıklaması! Bana Değil...
Bunca Zaman Yakalanmadan Nasıl Kaçtığı Ortaya Çıktı!
FETÖ Yine Kaybetti! O Hep Kaybetmeye Mahkum
Karakutular Bulundu! Uçağın Düşüş Sebebi...
Polisi Karşısında Görünce Yatağın Altına Saklandı!

'Erdoğan O Ülkede Milli Kahraman'

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Afrika seyahatinde yer alan AK Parti Bursa Milletvekili Dr. Cemalettin Kâni Torun, Yeni Şafak'tan Nil Gülsüm'e konuştu, “O bölgelerin doğrudan kendine yetecek şekilde kalkınmasını sağlayacak programlar uygulanmıyor. Dışarıdan oraya gerçekten yatırım yapıldığı takdirde durum düzelebilir. Yani kazan-kazan yöntemiyle Afrika da kazanır, yatırım yapan da kazanır” dedi.

Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geniş ve üst düzey bir heyetle Uganda, Kenya ve Somali'yi kapsayan bir Afrika seyahatinde bulundu. Seyahat, AK Parti iktidarlarıyla başlayan Afrika'ya yönelik siyasi ve ticari hamleleri daha ileri bir aşamaya taşıması bakımından büyük önem taşıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın büyük coşkuyla karşılandığı seyahatte, bakanlar ve bürokratların yanı sıra, Somali Büyükelçiliği görevini başarıyla yürütmüş olan AK Parti Bursa milletvekili Dr. Cemalettin Kâni Torun da yer aldı. AK Parti'nin diplomat kökenli milletvekili Torun, Türkiye-Afrika ilişkilerini geliştirmek için yürüttüğü faaliyetlerini Afrika Vakfı'nı kurarak yeni bir aşamaya taşıdı. Ben de bu çerçevede sorularımı Dr. Torun'a yönelttim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Afrika seyahatinden başlamak istiyorum. Seyahatin Afrika'daki karşılığı neydi?

Afrika'ya düzenlenen seyahat oldukça başarılı geçti. Seyahate Uganda'nın dahil edilmesi doğru bir karardı. Afrika'nın istikrarı açısından Uganda çok önemli. Afrika Birliği'ne en çok asker veren ülke Uganda. Türkiye'nin Uganda ile iyi ilişki kurması büyük önem taşıyor. Uganda önemli bir Müslüman azınlık barındırıyor.

Cumhurbaşkanımızın orayı ziyaret etmesi gerçekten Türkiye'nin uzun vadeli Afrika stratejisi açısından çok anlamlı ve ufuk açıcı.

TARİHSEL BAĞIMIZ VAR

Gezinin ikinci durağı olan Kenya için neler söylersiniz?

Kenya bölgenin en gelişmiş, ekonomisi en büyük ülkesi. Türkiye o bölgedeki diğer ülkeleri de kapsayacak bir ticari hareketlilik yapacaksa bunu Kenya üzerinden yapmak zorunda. Kenya, bölgenin istikrarı açısından da önemli. Ayrıca Kenya'da ciddi bir Müslüman nüfus var. Bu nüfusla bizim tarihsel bağımız da mevcut.

Afrika seyahatinin Somali ayağı sizin iyi bildiğiniz bir ülke. Somali'de büyükelçilik yaptınız ve ülkeyi çok iyi tanıyorsunuz. Somali'nin durumu nedir şu anda?

Somali bölgede uzun süredir iç savaşın devam ettiği, istikrar açısından sorunlu bir ülke. Ama Cumhurbaşkanımızın 2011 ziyareti sonrası büyükelçiliğin açılması ve Türkiye'nin yaptığı faaliyetlerle Somali belli bir yere geldi. Bununla beraber Somaliler çok ticaret kafalı insanlar oldukları için kendilerinin de gayretiyle Somali bir anda ayağa kalkmaya başladı. Somali'nin en büyük sorunu şu anda oturmuş bir devlet yapısının olmaması. 2012'deki seçimlerden sonra gelen hükümet yeterince bu oturmuşluğu sağlayamadı.

BATI ÇÖZÜM ÜRETMİYOR

Afrika ile ilgili Batı ne yapıyor ve Türkiye nerede duruyor?

O bölgelerin doğrudan kendine yetecek şekilde kalkınmasını sağlayacak programlar uygulanmıyor. Bakın Dünya Bankası'nın hiçbir zaman sadra şifa program yoktur. Sadece şu örneği vereyim. Somali'nin orta bölgesi, yani Mogadişu'nun biraz daha kuzeyinden itibaren Güney Kenya sınırına kadar olan bölge müthiş bir tarım toprağı olan, iki nehri olan bir bölge. Eğer bu nehirlere sulama kanalı yapılsa, bu topraklar tüm Doğu Afrika'yı besler. Bu müthiş bir şey ama insanlar orada halen açlık çekiyor.

Aynı şey Sudan ve birçok Afrika ülkesi için geçerli. Kongo için geçerli. Dışarıdan oraya gerçekten yatırım yapıldığı takdirde durum düzelebilir. Biz ona kazan-kazan diyoruz. Yani kazan-kazan yöntemiyle Afrika da kazanır, yatırım yapan da kazanır. Afrika'nın bugün yardıma değil ticarete ihtiyacı var. Ama Batılıların öyle bir niyeti yok. Batılılar sadece kendilerinin kazandığı sistem kuruyorlar.

Bu ülkede şu maden var diyor oradaki idarecilere rüşvet vererek çok düşük maliyete alıyor madeni. Ondan sonra geri kalan canı cehenneme diyor. Bu insanlar bir süre sonra bu sömürünün, adaletsizliğin farkına varıyorlar. Türkiye'nin Somali'deki popülaritesi bundan geliyor. Türkiye Somali'de ciddi ve samimi bir şekilde yatırım yaptı.

ŞİDDETİ BİTİRMENİN YOLU

Afrika denince akla şiddet döngüsü de geliyor. Bu döngü nasıl kırılabilir?

Bu döngüyü kırmanın en önemli yolu şiddeti körüklememek. Mesela Somali için söyleyeyim. Afrika'nın şu anda aktif bir kaç fay hattı vardır. Bunların bir tanesi Somali, bir tanesi kabile savaşının yaşandığı Güney Sudan. Orta Afrika'da etnik ve dini bir iç savaş şu anda durduruldu, ama potansiyeli var. Kongo her zaman kabile savaşlarına muhatap olabilecek bir konumdadır. Batı Afrika'da Mali ve o bölgelerde her zaman böyle bir fay hattı vardır.

AK PARTİ'YLE İLGİ ARTTI

Türkiye'nin AK Parti iktidarından sonra Afrika ile ilişkilerinde bir canlanma olduğunu biliyoruz. Nasıl oldu bu?

AK Parti'nin 2002'de iktidara gelmesinden sonra Afrika'ya ilgi arttı. 2005, Afrika Yılı ilan edildi. 2005'te bizim Afrika'da 12 büyükelçiliğimiz vardı. Şu anda 39 tane var. Bu 11 yıllık süre içinde biz Afrika'da ciddi bir açılım yaptık. Türk Hava Yolları'nın özellikle ticaretin gelişmesinde çok büyük bir rolü oldu Afrika'da. Türkiye Afrika'da TİKA eliyle o dönemden itibaren Kızılay ve diğer kurumlar eliyle hem insanı hem kalkınma adımları atmaya başladı. Su kuyuları, okullar, hastaneler açıldı.

Cari açık yok edilir

Ekonomik alanda neler yapılabilir?

İhracatımızın Afrika'da artırılmasına ağırlık verilmelidir. Afrika'nın kıta olarak yıllık ithalatı geçen yıl 600 milyar dolar civarındaydı. Türkiye'nin bunun içindeki payı yüzde iki buçuk. 15 milyar dolar civarında. Afrika'nın ithalatında Türkiye'nin payı yüzde 10'a çıktığı takdirde, çok önemli bir noktaya ulaşmış olacağız. Bu gerçekleşirse, mesela Türkiye'nin cari açık diye bir problemi kalmaz.

Özel sektör Afrika'nın sahip olduğu potansiyelin farkında mı?

Türkiye'de her konuda olduğu gibi bu konuda siyaset aslında bir çok kurumun önünde gidiyor. Siyaset önden gidiyor ama henüz diğer kurumlar bu siyasete ayak uydurabilmiş değil. Özellikle ekonomi kurumlarımızın, iş adamlarımızın daha atak ve faal olmaları gerekiyor.

Milli kahraman

Afrika seyahatinde Tayyip Erdoğan'a yönelik yoğun bir ilgi olduğunu gözlemledim. Ne dersiniz?

Çok doğru. Tayyip Erdoğan'ın iç savaşın devam ettiği bir ülkeye ve dünyanın en tehlikeli addedilen şehrine 19 Ağustos 2011'de bütün tehlikeleri göz ardı ederek ailesiyle birlikte inmesi büyük bir olay. Bununla ilgili şöyle bir şey oluyor Amerika'da. Bir Somali toplantısında Dışişleri Bakanlığından bir görevli diyor ki, “Biz yıllardır size şu kadar para veriyoruz, bu Türkler bir geldiler hepiniz onlardan oldunuz.”

Somalililerden birisi, “Şu iç savaşın olduğu yere, şu havaalanına ailesiyle birlikte Erdoğan'ın inmesinin bir ücreti yoktur. Milyon dolarların karşılığıyla ölçülemez” diye cevap veriyor. Bütün Somalililerin gözünde Tayyip Erdoğan bir milli kahramandır ve gerçekten Somali'nin kaderini değiştiren bir insandır. O insanlar için bir kurtarıcıdır ve Somali tarihi yazıldığında bu ziyaret bir dönüm noktası olarak kaydedilecektir.

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Email
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.