Kendi yerlerine Hacca gitmesi için vekalet verdikleri kişiler kimlerdi? Hanedanın kadın üyeleri bu ibadetleri yerine getirir miydi? İbadet masraflarını ceplerinden mi öderlerdi? Emevi ve Abbasi halifelerinde durum neydi, onlar Hac ibadetlerini nasıl yerine getirirdi?

Fıkhi bakımdan yanlıştı

Konuyla ilgili en kapsamlı makale Prof. Dr. Abdülkadir Özcan''ın kaleminden... Meseleyi tüm yönleriyle açıklayan Özcan, konuyu öncelikle 'fetret' açısından ele alıyor: ''Osmanlı Devleti'nde padişahsız dönemler 'fetret' olarak algılanırdı. Bu bakımdan değil Hacca gitmek, tahttan indirilmek endişesiyle III. Murad cuma namazlarına bile gidemiyordu.''

Kamu huzuru şahsi ibadetten üstün

Peki o dönemki İslam alimlerinin padişahların Hacca gitmemesi konusunda görüşleri neydi? Prof. Dr. Özcan, makalesinde bu konuya ilişkin ''İslam alimleri dışarıdan saldırı, içerideyse fitne çıkma ihtimali varsa ve bundan da Müslümanlara zarar gelecekse halife ve sultanların Hacca gitmelerine gerek görmemiş, kamunun huzurunu şahsi ibadetten üstün tutmuştu'' bilgisini paylaşıyor.

İki padişaha vekalet eden Zahid Efendi

Prof. Dr. Arzu Terzi ise vekaleten yaptırılan Hac ibadetine değiniyor. Vekaletle Haccın dönemin ünlü alimlerinin fetvası alınarak gerçekleştirdiğine dikkat çeken Terzi, padişahlara vekaleten Hac ibadeti yapacak kişinin Mekke ve Medine''de ikamet eden kadı, müderris, hatip ve imam gibi ilmiye sınıfı mensuplarının arasından seçildiğini anlatıyor. Bu kişilerde aranılan özellik ise salah, zühd ve takva sahibi olmak...

Emevi ve Abbasi halifeleri giderdi

Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci ise Emevi ve Abbasi halifelerinin bu ibadeti nasıl ifa ettiklerini şöyle anlatıyor: ''Emevi ve Abbasi halifelerinden Hacca giden vardır. Onların Hacca gitmeleri o devir için bir mahzur doğurmamıştı. Ama devir değişmiş, mesafeler uzamıştır. Kaldı ki hükümdarlar için Hacca gitmemek bir ruhsattır.

Şah Sultan kendi kesesinden ödedi

Gelelim Osmanlı Hanedanı''nın kadın üyelerinin Hac ibadetini nasıl yaptıklarına... Prof. Dr. Abdülkadir Özcan makalesinde hanedanın kadın üyelerinden Hacca gidenlerin sayısının fazla olduğuna dikkat çekiyor: ''1573 yılındaki Hacda Osmanlı Hanedanı II. Selim'in kızı Şah Sultan tarafından temsil edilmişti. Şam valisine ve Hac emrine gönderilen fermanda sultan ve maiyetindekilerin şeref misafiri oldukları bildirildiği halde Şah Sultan'ın gerekli malzemenin ücretini kendi kesesinden ödemesi dikkat çekicidir.''