Eserleri ve fikirleriyle nesillere öncülük eden üstat ‘Necip Fazıl’ın kültürel ve manevi mirasını yaşatmak amacıyla milli iradenin sesi Star Gazetesi tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle verilen ‘Necip Fazıl Ödülleri’nin bu yıl üçüncüsü düzenleniyor.

Fikir sanat dünyamıza özgün eserleriyle katkı sağlayan yapıtların sahipleri, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle ödüller sahiplerini buldu.

Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen gecede Mustafa Kutlu, Ebubekir Eroğlu, Cihan Aktaş, Yaşar Çağbayır ve Mustafa Çiftçi gibi edebiyat, kültür-sanat dünyasının usta kalemleri ödüllerini aldı.

Medya ve devlet protokolünden seçkin isimlerin de katıldığı ödül töreni, 24 TV ve TV 360 ortak yayını ile ekranlara geldi.

NUMAN KURTULMUŞ: AMAÇ NECİP FAZIL'I SADECE ANMAK DEĞİL AYNI ZAMANDA ONU ANLAMAK VE UFKUMUZU AÇAN SÖZLERİNİ HATIRLAMA

Necip Fazıl ödülleri töreninde bizleri bir araya getiren Cenabı Allah'a şükreder Star Gazetesi'ne de teşekkür ederiz. Amaç Necip Fazıl'ı sadece anmak değil aynı zamanda onu anlamak ve ufkumuzu açan sözlerini hatırlamak adına bu gecenin ve ödüllerin hayırlı olmasını diliyorum. Biz de Star Gazetesi'nin yapacağı bu ödül törenlerine bakanlığmızla her zaman yardımcı olacağımızı ilanen belirtmek istiyorum. Bazı insanlar zor dönemlerde tarihin yazıldığı süreçlerden geçer.

Üstad koskoca bir imparatorluğun çöküşünü görmüş, ardından Cumhuriyetin ilanını görmüş ama fikir dünyasında da uzun yıllar boyunca maneviyatımızın bir şekilde ızdırabını çekmiş bir isim. Kendi tabiri ile bunlara şahit olurken de 30 yılını göklerden habersiz olarak geçirmiş bir isim. Ancak bugüne kadar gelen şey Milli sürece verdiği unutulmaz abidei destektir.

Türkiye'nin siyasi tarihi ile ilgili sürece baktığımızda Necip Fazıl Türkiye'nin milli siyaset çizgisini bugünlere kadar getiren çizginin en önemli kilometre taşlarından biridir. Bugün burada verilen ödüller ve özellikle genç edebiyatççılarımıza verilen ödüller bu halkanın tamamlanması anlamına geliyor. Bu neslin bu çizginin devam etmesini sağlayacak anlamlı bir destek olduğunu ifade etmek istiyorum. Necip Fazıl büyük bir mütefekkir ve şair.

Ebubekir Eroğlu: Sayın Cumhurbaşkanım, muhterem misafirler. Hepinizi yürekten selamlıyor, Cumhurbaşkanımıza saygılarımı sunuyorum. Burada üstadımız Necip Fazıl'dan o kadar güzel sözlerle bahsedildi ki ben gençlik yıllarımı yeniden yaşadım o heyecan içerisinde bulunuyorum. Fakat ben şiire döneceğim. Şiirin ince tarafından başlayarak şiirden bahseden bir kaç söz söyleyeceğim. Üstadımızın yüksek tonlu şiirleri olduğu gibi bu yağmur ve ne ileri ne geri takvimdeki deniz gibi insanın insan yüreğinin en yakan şiirler de vardır. Şiir denilince sözün değeri aklımıza geliyor. Sözü şiirle tartıyoruz, değerlerin şiirle taşındığını gönülden gönüle şiirle geçtiğini düşünüyoruz.

Bir insan gençken şiir tutkuların en önemli ürünüdür. Tutku dolu hallere mana artışı sağlar. Bu halleri zenginleştirir. Genç adam tasavvufun lugatındaki sallatnılı halde iken şiir bu insana düzenleyici rol oynar. Tutkulu kişi tutku dolu genç adam akılsız değildir ama aklını kullanamayacağı yoğunlaşmalara maruz kalmıştır. Şiir bu yoğunluğu çözer. Taşlaşmayı önler ve akla şekil verir duygulara şekil verir. Orta yaştaki insanlar için şiir kendisini işine kaptırmış insana hayatın genişliğini aklından çıkarmayacağı imkanlar sunar.

Yaşlı bir kişi için şiir, hikmetli sözler özlü deyişler hazinesidir. Yaşlı kişi şiir okumakla hem şairlerin dünyasına dalar hem de kendisinin sahip olduğu manevi yücelikleri yeniden taze bir şekilde yaşamanın imkanını bulur. Aynı şekilde şiir toplumun inşaasına ve devam etmesine yarar. Siyasi birlik gönül beraberliği ile kesişti. Gönül beraberliğine dervişler ve şairler sağladı, örneği Yunus Emre'dir. Hayat şiirin dili ile ritim buldu zenginleşti anlam kazandı.

Yüce heyetimize diyeceğim şudur. Erdemli bir toplum için önemli olan insanın devamlı ve inşaası için hayatın her dem formunda yaşanmasıdır. Sözü çoğaltmak tek başına önemli değil. Önemli olan toplumun kültürün devamıdır milletin devamıdır. Şiir değişik kanallara dağılmış duyguları toplar getirir milletin devamına hizmet eder.
 
Son olarak Cumhurbaşkanımıza saygılarımı sunuyor hepinize teşekkür ediyorum.

Ödülünü aldıktan sonra konuşan Çağbayır şunları söyledi:

Sayın Cumhurbaşkanım, elhamdülillah şükür mevlaya rahmet hüdaya.

Denizli'de sınıfımıza giderken uzun koridorun yüksek tavanlarından yer yer iki zincir iner onlarda tek satırlık tabelalar vardı. Bunlardan bir tanesi hiç bilenler bir olur mu ilahi kelamı idi.

Ben her gün sınıfa girerken sadakallahülazim okur elimi yüzüme çalardım.

Bir arkadaşım ne yaptığımı sordu. Dedim bu Kur'an'dan bir ayet. Allah doğru söylüyor ben de buna şükrediyorum diye elimi yüzüme sürüyorum demiştim. Cebinden katlanmış bir dergi çıkardı bunu oku dedi.

baktım ki cep cep dolaşmaktan el el dolaşmaktan başlığının bir kısmı yırtılmış

Yükdoğu kalmış. Bü'sü içerde kalmış ve muhafaza edilmişti.

Bir yeniden doğmak anlamına geliyordu. Rahmetlinin şiirleriyle yazılarıyla hemhal olduk. Ben üstadın bizim dışımızda yorumladığını gördüm kullandığını gördüm ve araştırmaya başladım. Büyük Türkçe sözlüğün vasfı ile Büyükdoğu'nun vasfı büyümüş oluyor.

Rahmetli Sakarya şiirini Türkiye'nin çok yüzüstü süründüğünü ve ayağa kalkmasını ister ve onun için yazar. Bu eseri şahsıma değil de bu eseri ödüle layık gören jüri heyetine bunu dünyaya dağıtacak olan TİKA'ya ve aynı zamanda TİKA'nın bir evladı olan Yunus Emre Enstitüsü'ne Esmedya'nın ve Kültür Bakanlığı'nın bu ödül törenini düzenlerken gösterdiklerini gayreti teşekkürle karşılıyorum.

Laik olabilmek ödül alabilmekten daha fazla yük taşıyor. Ama bu yüke takat oldukça zor. Hepinizi saygı ile selamlıyorum.

Necip Fazıl ilk eserler ödülü Mustafa Çiftçi'ye verlidi

Çiftçi ödülünü Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'tan aldı. Çiftçi ödül sonrası yaptığı konuşmada '

Tanıtım filminde de gördüğünüz gibi ben Yozgat'tan Anadolu'nun bağrından geliyorum. İzninizle bu ithaf etmek istediğim kişiler var. Biricik anneme, üzerimizden gölgesi eksik olmasın diye duacı olduğumuz babama, Yozgat'ın tabiriyle bidenecik kardeşime, hayat arkadaşım yoldaşım Songül hanıma, oğlum Ahmet'e anamın adı ağzımın tadı kızım Leyla'ya ve Yozgat'a bu ödülü ithaf ediyorum. Teşekkür ederim, sağolun' dedi.

Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü Emel Özkan'a verildi

Emel Özkan, ödülünü Başbakan Binali Yıldırım'dan aldı. Özkan, ödülünün ardından yaptığı konuşmada "Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, Başbakanım, Esmedya'nın değerli çalışanları. Bu yıl üçüncüsü tertiplenen Necip Fazıl ödülleri kültür hizmetine dikkat çekmesiyle önem taşımakta. İlk insanda olduğu gibi ilk eserde de zamana ve mekana tutunma tecellisi görülür. Kendi sesinizle tanışırsınız öncelikle. Bu engin vadide verilen ikram ise sesinize ses verilmesidir. Bu vesile ile Esmedya ailesine, Sayın bakanımız ve Jüri üyelerimizin her birine ayrı ayrı teşekkür ve şükranlarımı sunuyor hayırlı akşamlar diliyorum." dedi.

Necip Fazıl Saygı Ödülü Mustafa Kutlu'ya verildi

Rahatsızlığı sebebiyle törene katılamayan Mustafa Kutlu'nun ödülünü vekaleten oğlu Murat kutlu aldı. Murat Kutlu şu şekilde konuştu:

Sayın Cumhurbaşkanım , Sayın Başbakanım babam kısa bir süre önce çok ciddi bir ameliyat geçirdi ve bu geceye katılamadı. Bana da sizlere hitaben okumamı istediği bir mektup verdi.

Öncelikle beni bu ödüle layık gören jüri üyelerine teşekkür ediyorum. Sanat nedir ne işe yarar sorusu ile başlamak istiyorum.

Sanat alanına vardığımız zaman kalp ile ruhun devreye girdiğni görürüz.

Son durak dindir din, cüzi iradenin külli iradeye teslimiyetidir. Bir şairin şiiri son hesaplaşmada ancak dua olabilir.

Tanpınar atalarımız ibadet ediyor diyordu ona katılıyorum. Atalarımız inançlarından şüphe etmezlerdi özgüvenleri yerinde idi toplumda bir ahenk vardı ve bununla bize emsalsiz eserler bıraktılar.

Devir değişti dünyada istikrar ve güven kayboldu.

Başta padişah olmak üzere aydınlar batı medeniyete girmeye niyet etti. Toplum ikiyebölündü. Bir yanda alaturka ve alafranga oldu. Sonrasında bir yarılma ve hala bunun sonucunu yaşıyoruz.

Necip Fazıl ilk şiirleri ile Türk şiirine bir çığlık getirmiştir.

Bütün bunlar bir iç sıkıntısını bir boğulmayı ifade eder. Sanatçı iç dünyasında da nefsi ile savaşmaktadır.

Şair yüzlerce eserler yazacak ve Anadoluyu gezecek ve adeta işaret fişeği ve bayrak olacaktır.

Son olarak bu ödülü sayın Cumhurbaşkanımızın huzurunda almaktan onur duyuyor, ödülümü 15 Temmuz şehitlerimizin ruhlarına armağan ediyorum' dedi.

Mustafa Kutlu 'Bu ödülü bana layık gören herkese teşekkür ediyorum. Star Gazetesi ve jüri üyelerine ayrıca teşekkür ediyorum. Dilimizde marifet iltifata tabidir diye bir laf var. Tabii ki iyi bir şey ödüllendirilmelidir. Ama memlekette ödül enflasyonu yaşanmasına da karşıyım.

Önüne gelen müessesini tanıtmak için bir ödül verirse sıkıntı olur. Ben dolayısıyla Star Gazetesi'nin Necip Fazıl ödüllerini isabetli olduğunu belirtmek istiyorum. Necip Fazıl büyük bir kıymet idi. Rahmetli esas itibari ile şairdir. Türk şiiri etkilemiştir. Önemli bir şairdir fakat bir süre sonra şairliği ikinci plana atmış fikriyatı ön plana çıkarmıştır.

Burda da daha çok ülkenin batılı ve batıcı gidişine yönelişine karşı doğuyu ve İslam'ı öne çıkaran bir tavır sergilemiştir. Çıkardığı derginin adı da Büyükdoğu oldu. Büyük mücadele verdi, zamanın ceberrut iktidarına karşı büyük mücadele verdi zaman zaman mahcup oldu. Kendisi bir işaret fişeğidir öncüdür bayraktır. Bugünden yarına kalacak eserler bırakmıştır.

Bizim kültürümüzde aslında ben demek makul bir şey değildir, terki edeptir hatta. Ben aşağı yukarı 1 yıla yakındır yazıyorum

Bir sürü kitap yayınladım, yayına yardımcı oldum kendim 40-50 kitap yazdım. Senaryolar kapaklar yayıncılık faaliyetleri falan. Bu geçe süre içerisinde öyle bir yolda yürümeyi halka ve hakka hizmet etmeyi kendime şiar edindim. Bu yolda yazdım ve yazıyorum.

Bir iyilik suya at, balık bilmezse halik bilir.

Bizimki de bir şekilde böyle oldu. Bunun bundan sonrası için de durmak yok yola devam diyorum. Gayret bizden teşvik Allah'tan.

Kaynak: Star