Türkiye'nin tam da Cumhurbaşkanlığı sistemine geçmek için tarihi karar arefesinde olduğu bir dönemde tertip edilen bu sempozyum için SETA yöneticilerini tebrik ediyorum.

SANA SESLENİYORUM ANA MUHALEFET...

Son 200 yılımıza baktığımızda Tanzimat'tan, Meşrutiyet'e pek çok denemeyi beraberinde getirmiştir. Bu süreçte ülkemiz savaşlar ve krizlerle sürekli erimiş, küçülmüş, çok ağır bedeller ödemiştir. Avrupa ülkeleri monarşi ile demokrasiyi birlikte yaşatmak yoluna giderken biz hanedanı ülke dışına çıkartıp cumhuriyeti ilan ettik. Önce tek partili ardından çok partili hükümet sistemiyle bugünlere kadar geldi. Ana muhalefet sana sesleniyorum, önce tek daha sonra çok partili sisteme geldi.

HÜKÜMETLERİN ÖMRÜ 16 AY SÜRDÜ 

1950 yılından sonra demokrasimizi hep darbeler ve vesayetin gölgesi altında ayakta tutmaya çalıştık. Son 14 yıl boyunca bu sıkıntıların tamamını biz de iliklerimize kadar hissettik, yaşadık. Şu anda 65. Hükümet iş başındadır. Bir başka ifade ile ülkemizde hükümetlerin ömrü 16 ay bile değildir. Türkiye böylesine kısa ömürlü hükümetler tarafından yönetilirken benzer şartlarda gelişme, kalkınma, büyüme yarışına girdiği ülkelerin hepsi tarafından birer birer geçilmiştir. 25 gün ömrü olan hükümetler olmuştur bu ülkede. Böyle devlet yönetilir mi?

EY ANA MUHALEFET...

Bugün üzerinde konuştuğumuz Cumhurbaşkanlığı sistemi konusu bir günde ortaya çıkmış değildir. Gerisinde düşündürücü bir arkaplan vardır. Tartıştığımız sistem Türkiye'nin ve Türk Milleti'nin asırlardır devam eden beka sorunun en doğru çözüm yoludur, mesele budur.Ey ana muhalefet önce kendini bir sorguya çek! Tek parti yönetimini. 1950'den sonra sık sık inkıtalara uğramasının sebebi belli bir kesimin olduğunu herhalde yanlış olmaz. Başbakanlık dönemimde bürokratik oligarşiden çok çektiğimi sizlerin hatırlıyor olması lazım. Tarihi okumaları biraraya getirdiğimizde ülkemizin yeni bir Anayasaya ve yönetim sistemine olan ihtiyacı gün gibi ortaya çıkıyor.

MİLLET NE DERSE O OLACAK

Millete, milli iradeye hesap vermek zorunda olanların Cumhurbaşkanlığı Sistemi'ne karşı çıkanlara hak verme olasılığı olamaz. Bu sisteme karşı çıkanlar Cumhurbaşkanına değil millete karşı olmaktır, mesele budur. İşiniz gücünüz Tayyip Erdoğan. Tayyip Erdoğan baki değil fani! Benim 16 Nisan'a çıkacağıma dair bir garanti var mı? 'Erdoğan'dan sonra ne olacak' diyorlar. Millet ne derse o olacak! Allah ne derse o olacak!