Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Özgür Suriye Ordusu ve muhalif birlikleri destekleyerek başlattığı Fırat Kalkanı Harekatı, 136'ncı gününe girdi. 24 Ağustos'ta başlatılan ve Cerablus'un ilk hedef olarak belirlendiği hareket, elde ettiği başarıların ardından rotasını El Bab'a yöneltti.

Büyük başarıyla sürdürülen harekatın perde arkasındaki ABD detaylarıysa dikkatleri çekiyor. Günbegün ortaya çıkan bilgiler, ABD'nin Fırat Kalkanı Harekatı'nı sabote etmeye çalıştığını gözler önüne seriyor. PYD'ye silah ve mühimmat desteğini kesmeden sürdüren ABD, terör örgütünü 'bölgedeki müttefik' olarak tanımlıyor. Fırat Kalkanı Harekatı'yla bölgedeki planları suya düşen ABD'li yetkililerin telaşı ise net bir şekilde gözlemlenebiliyor.

ABD'Lİ YETKİLİDEN ANKARA'YA HADSİZ TALEP

Suriye'deki kirli planlarını hayata geçirmek için alan arayan ve TSK-ÖSO'nun ilerleyişiyle PYD'yle ayırmak istediği koridor daralan ABD'nin harekat sırasında Türkiye'ye sunduğu talep ise dikkatleri çekiyor. Elde edilen bilgilere göre ABD'li yetkililer, Ankara'dan '20 kilometreden daha fazla aşağı inmeyin' talebinde bulunmuş.

EL BAB KASTI

ABD'nin talebinin perde arkasında El Bab operasyonunun yattığı düşünülüyor. DEAŞ'ın kalesi olan El Bab ilçesine, Türkiye operasyon düzenliyor.

Türkiye'yi Nusra ile savaştırmaya zorlayan ABD tek bir amaç güdüyor: Bab temizlendikten sonra Münbiç ve Afrin'e yönelmesi beklenen Türkiye'ye karşı PKK/PYD'yi himaye etmek. Üstelik DEAŞ ile mücadelede olduğu gibi yine Ortadoğu'da ürettikleri ve silahlarla destekledikleri bu örgütlere karşı Türkiye'yi yalnız bırakmaları hiç de şaşırtıcı olmayacak. Uzmanlar, son dönemde pompalanan bu çabanın, Türkiye'yi asıl konsantre olması gereken alandardan uzaklaştırma amacını taşıdığına işaret ediyor.

'BAB'A İNMEYİN' DEDİLER

Yeni Şafak Yazarı Mehmet Acet, dün yayınlanan "Türkiye DEAŞ'a karşı 10 bin kişilik ÖSO ordusu kuruyor" başlıklı yazısında ABD'nin '20 kilometre' talebine işaret etmişti. ABD'nin Ankara'ya 'Bab'a inmeyin' demek istediğini köşesine taşıyan Acet, "Ankara'da askerinden siviline artık herkesin ittifakla tespit ettiği gibi, 'ABD, PYD/PKK'nın sözde Kobani Kantonu ile sözde Afrin Kantonu'nu o 20 kilometrenin biraz altından, yani El Bab üzerinden birleştirmek istiyordu'" ifadelerini kullandı.

EL NUSRA'YI KULLANACAKLAR

Türkiye'nin, DEAŞ'ı Bab'da yenilgiye uğrattıktan sonra sınır ötesindeki diğer tehdit olan PKK/ PYD'ye yönelmesi beklenirken Üst Akıl bir kez daha devreye girdi. Hedef şaşırtmak, terörü perdelemek ve PYD'nin himayesi için yeni piyon El Nusra olarak belirlendi.

ABDULLAH AĞAR: HİMAYE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR

Terör ve Güvenlik Uzmanı Abdullah Ağar, El Bab yolunda yaşananları bu ifadelerle değerlendirdi:

"Bizim en büyük sorunumuz Suriye kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan terör devletçiği. Ama onlar şuanda korumaya, himaye etmeye çalışıyor. Eninde sonunda bunlarla uğraşacağız ama ondan önce bizim dengemizle oynuyorlar durmadan. Burada Türkiye'nin Rusya ve İran'la işbirliği üretmesi çok önemli. Biz bir şeyin farkındayız: Batı dünyası bizi arkamızdan hançerledi. Türkiye Suriye'de denge üretirken sağda solda kırılmalar olacaktır. El Nusra bizimle kapışırsa biz de Nusra ile kapışacağız. Sadece Nusra da değil, bizimle kapışan her radikal İslam tabanlı örgütle kapışacağız. Bu artık kolay kolay çözülecek bir denklem değil. Siz güç, inisiyatif üretseniz dahi araya kan girmiş. Radikal unsurların kontrolü, yönlendirilmesi çok zor. Zor bir denge ama bunu kurmak zorundayız."

"TÜRKİYE'NİN SAHAYA İNMESİYLE PLANLARI BOŞA ÇIKTI PLANLARI"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Keçiören Metrosu'nun açılış töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bir bölümünde Suriye için Türkiye'ye gönderilen talebi dile getirdi.

Erdoğan'ın açıklaması şöyle:

"'Daha ileri gitmeyin' demeleri boşuna değildi, '20 kilometreyi geçmeyin' demeleri boşuna değildi. Onlar ne derse desin, biz kendi göbeğimizi kendimiz kestik ve yola devam ediyoruz. Türkiye'nin sahaya inmesiyle planları boşa çıktı planları. Bunların derdi bölgeyi DEAŞ'tan temizlemek değil, tam tersi bölgenin bitip tükenmeyen kan ve ateş denizine dönüştürülmesidir." Kaynak: Yeni Şafak