Özhaseki, Gaziantep Ticaret Odası'nda düzenlenen "Çevre ve Şehircilik Buluşmaları" adlı toplantıda yaptığı konuşmada, çevrenin Allah tarafından insanlara bırakılan bir emanet olduğunu, o yüzden çevrenin kirletilmemesi, tahrip edilmemesi gerektiğini söyledi.

Aksi takdirde insanların kendi yaşamlarına zarar vereceğini anlatan Özhaseki, şehirlerin hızlı büyümesinin de bazen avantajla beraber dezavantajı da beraberinde getirdiğine işaret etti.

Son yıllarda tüm dünyada çevreye verilen saygısızlık nedeniyle yeryüzü ısısının 1 derece, havadaki karbon miktarının ise yüzde 42 derece arttığına dikkati çeken Özhaseki, çevreyi en çok kirletenlerin ise çevre konusunda özde bir şeyler yapmaktan geri durduğunu kaydetti.

Bakan Özhaseki, 2023'e kadar çok sayıda atık su arıtma tesisi yapılacağını ve böylece atık suların tamamen temizlenerek doğaya bırakılacağını dile getirerek, şöyle konuştu:

"444 tane plajımız mavi bayraklı. İspanya'dan sonra en çok mavi bayraklı plajı olan ülkeyiz. Gemilerden zaman zaman sıkıntı olmuyor mu ne yazık ki oluyor ama bunun da üzerine gidiyoruz. Şehirlerimizin geneline baktığınızda 2 tespit var. Bunlardan birincisi sağlıksız, ikincisi ise kimliksiz çünkü bizde şehircilik geç başladı. Bizde 1900'lerin başı bile perişanlık. Tarihi eserler falan bilinmediği için koca eserler evlerin temel malzemesi olmuş. Yoksulluk böyle kötü ama dünyada 200-300 yıllık bu işler. Eski şehirlerin üzerine yeni şehirler inşa etmişiz. Gaziantep'te ve başka illerimizde olduğu gibi. Yığma evler, çirkinlik üzerine çirkinlik."

"Ülkemize bakın, hangi şehir bizi yansıtıyor, kimliğimizi gösteriyor, hangi şehir bizi anlatıyor" diye soran Özhaseki, o yüzden bu konuda önemli çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.

Fikirtepe'deki dönüşüm
Özhaseki, kentsel dönüşüm meselesinin önemine dikkati çekerek, "Benim bir hedefim var. Gelecek yıldan itibaren en az 200 bin konutu İstanbul'da değiştirip dönüştürmem lazım. Bütün sosyal konutları ihmal ederek yapılmasını kabul etmiyorum. Fikirtepe ile uğraşıyorum. 10 senedir sürüyor, af edersiniz her şey çamur olmuş, bırakıp kaçmışlar. Suçluları söylememek için kabaca anlatıyorum. Kilitlenmiş kalmış, kimi yerler yıkılmış, kimi yere tinerciler çökmüş. Müteahhitliğe başladık. Ne yapalım, insanların sorununu çözmemiz lazım." diye konuştu.

Herkesin evlerinde depremsellik konusunda ölçümler yaptırması gerektiğini vurgulayan Özhaseki, bakanlık olarak bu konuda da çözüm üretmeye çalıştıklarını ifade etti.

"İnşaat sektörünün önü açık"
İnşaat sektörü için bugün itibarıyla birtakım sıkıntıların olabileceğine değinen Özhaseki, şöyle devam etti:

"Ama Türkiye'de inşaat sektörünün önü açık çünkü bir taraftan kentsel dönüşümü sağlamak lazım. Bunları inşaat sektörü yapacak. 7-7,5 milyon binanın hemen değişmesi lazım. O yüzden bu sektörün önü açık. İnsanlar büyük şehirlerde yaşamak istiyor, dolayısıyla göç artıyor. Öte yandan da refah seviyemiz artıyor. Buna bağlı olarak insanlar önce evini sonra arabasını değiştiriyor. İnşaat sektörümüz çok güçlü ve önü açık. Çok büyük sektörden bahsediyoruz. Gelecek yıl planladığımızı yapabilirsek güzel işler yapmış oluruz."

Referandum süreci
Özhaseki, referandum sürecine de değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şehirlerde PKK örgütü bitti. Köylerde filan kaldı, onları da temizleyeceğiz. 40 yıldır verdiğimiz mücadelenin en sertini vererek yolumuza devam ediyoruz. FETÖ ile zaten mücadele ediyoruz. Allah'a hamdolsun hepsini halledeceğiz. Bizim bir ve diri olmamız gerek. Bizim etrafımız ateş çemberi. Böyle bir coğrafyada yaşamanın tek şartı, güçlü olmak. Güçlü olmazsan bayrağı hür dalgalandırmaz, ezanı okutmazlar. 'Evet' de deseniz, 'Hayır' da deseniz hepsine saygı duyuyorum. Teröristlerin verdiği oyla da kesinlikle bir tutmam ama neden 'Evet' demenin 3 nedeni var. İlk önce çift başlılık sürdürülebilir değil. Şimdi sıkıntı yok çünkü abi kardeş ilişkisiyle yürüyor ama her zaman nerden bulacağız bu düzeni her zaman. Bir gemiyi 2 kişi yüzdüremez. İkinci konu şu, şu an o kadar yetkisi var Cumhurbaşkanı'nın ama ne sorumluluğu var? Artık bizim uçuşa geçecek döneme geçmemiz lazım. Türkiye'nin büyümesini hızlandırması lazım. 3. olarak istikrarın olması lazım. Ekonominin iyi gitmesi, yatırımcının gelmesi için en büyük şart istikrardır. Yola çıkmışsanız farınız yanmıyorsa, yol karanlıksa hızlı gider misiniz? Tam aksinde istediğiniz kadar basarsınız. Bu mevzuyu da böyle düşünün."

Geçmiş dönemde başbakanlar ile cumhurbaşkanları arasında yaşanan sorunları anımsatan Özhaseki, mevcut durumda şahısların değil sistemin kavgaya götürdüğünü dile getirdi.

Kaynak:AA